top of page
  • White Tidal Icon
  • White Amazon Icon
  • White Apple Music Icon
  • White Spotify Icon
  • White Facebook Icon
  • White Instagram Icon
  • White Twitter Icon
  • White Vimeo Icon
  • White SoundCloud Icon
  • White YouTube Icon

KISA BİYOGRAFİ

Gökay Salkım, alternatif ve protest akustik çizgide üreten bir söz yazarı ve bestecidir.
Şarkılarında “anlatmak zorunda olduğu” hikâyelerden çok, başkalarıyla paylaşmak istediği hikâyelere yer verir. Kimi zaman tanıklık ettiklerini, kimi zaman sessiz kalmamak adına yazdıklarını müziğe dönüştürür.

Aşkı, vedayı, dostluğu ve hayatın ağırlığını filtresiz bir dille anlatır.
Bugüne kadar yayınladığı single’ların ardından ilk albümü “Sırtımdaki Torba” ile kendi müzikal yolculuğunu daha görünür kılmaya hazırlanmaktadır.

DETAYLI BİYOGRAFİ

       Gökay Salkım, alternatif, protest ve akustik eksende üretim yapan bir söz yazarı ve bestecidir. Müziğini belirli bir kalıba sokmaktan ziyade, anlattığı hikâyenin duygusuna göre şekillendirir. Her şarkı, taşıdığı hikâyenin tonunu kendi içinde belirler.

       Şarkı yazımı onun için bir zorunluluk değil; paylaşma isteğidir.
Bazen tanıklık ettiği hayatlara, bazen bir vedaya, bazen de sessiz kalmamak gerektiğini düşündüğü anlara şarkılar yazar. “Sen Benim Masalımsın” eşine duyduğu aşkı anlatırken, “Sessiz Veda” yirmi yıllık bir dosta söylenen bir elvedanın ağırlığını taşır. Aynı kalem, farklı duyguların yükünü omuzlar.

       Bugüne kadar 6 single yayınlamış, ayrıca Safha projesi için 3 single üretmiştir. Henüz yayınlanmış bir albümü bulunmamakla birlikte, “Sırtımdaki Torba” adlı ilk albümü bu birikimin doğal bir sonucu olarak hazırlanmaktadır.

      Aktif olarak sahne almamaktadır. Bunu bir eksiklik değil, bilinçli bir tercih olarak görür. Zamanını ve enerjisini üretime ve müziğin başka bir yüzüne ayırmaktadır. Bu yüzün adı Çukurova Müzik Akademisi’dir.

      Akademi, onun hayatında yalnızca bir kurum değil; tohumdan büyüttüğü bir ağaç gibidir. Her aşamasını koruduğu, büyümesi için mücadele ettiği, zaman zaman yalnız kaldığı ama bugün gölgesinde durabildiği bir yapı… Kendi sosyal hayatından feragat ederek büyüttüğü bu ağaç, onun müzikle kurduğu bağın somut karşılığıdır.

     Kendini diğer bestecilerden ayıran tek bir iddia ortaya koymaz. Her söz yazarı ve bestecinin kendi duruşu, felsefesi ve amacı olduğuna inanır. Kendi adına söyleyebileceği tek şey şudur:
Hiçbir şarkısını hit olsun ya da para kazandırsın diye yazmamıştır. Sponsoru, destekleyici bir ekibi yoktur. Üretimin her aşamasını tek başına yürütür. En büyük ve tek destekçisi ailesidir.

Bu yalnız üretim biçimi, onun müziğini sınırlamak yerine derinleştirir.
        Çünkü her şey tek bir elden çıkar ve duygu dağılmadan kalır.

  • İlk Albüm: Sırtımdaki Torba (yakında)

  • Yayınlanan çalışmalar: 6 single + Safha için 3 single

Sesli Biyografi
00:00 / 02:59

Gökay Salkım Offical -CMA Studio 

HACI – Bir Şarkının Hikâyesi

 

Bu şarkı bir istekle başladı.

Arda…
Kendi dünyası olan, o dünyayı da saklamayan  özel bir gençti.

Arda ile Yollarımız uzun yıllar önce kesişti. Bir Süre görüşemedik. Son iki Yıldır da 

Haftada iki gün görüşüyoruz.

Arda, her şeyi farklı algılıyor, farklı hissediyor ama en önemlisi
farklı olmayı hiç saklamıyordu.

İnsanlara bir şekilde hitap etmenin bir yolu vardı onun.
Kimi “abi” der, kimi “kardeşim”…
Arda ise tek bir kelime kullanıyordu:

“Hacı.”

Bu kelime onun için sadece bir hitap değildi.
Bir yakınlık, bir mesafe, bir iletişim biçimiydi.
Kendi dünyasından dışarıya attığı küçük ama net bir adım.

Bir gün derste bana dönüp:
“Hacı Bana bir şarkı yapar mısın?” dedi.

Bu bir şarkı isteği değildi aslında.
Bu, “beni anlat” demenin başka bir yoluydu.

“Hacı” o anda doğdu.

Bu şarkıda süslü cümleler yok.
Çünkü Arda’nın dünyasında gereksiz hiçbir şey yok.
Her şey net. Her şey doğrudan.

Rap seçildi, çünkü rap kalıpları sevmez.
Ve Arda da hiçbir kalıba sığmaz.

Şarkının içinde geçen her “Hacı”,
bir seslenişten fazlası:

“Ben buradayım.”
“Ben buyum.”
“Beni böyle kabul et.”

Bu şarkı bir hikâye anlatmıyor sadece.
Bir bakış açısını duyuruyor.

Çünkü bazı insanlar dünyaya uyum sağlamak için değil,
kendi yollarını çizmek için gelir.

Arda da onlardan biri.

Ve bazen bir kelime,
bir insanın dünyayla kurduğu en güçlü bağ olur.

Onun kelimesi:
Hacı.

bottom of page